Dijital müzik platformlarının dünya devi olan Spotify, Türkiye’deki faaliyetlerini geçici olarak askıya alma veya tamamen sonlandırma ihtimalini değerlendiriyor. İngiltere merkezli The Times gazetesinin yayınladığı habere göre, şirket, içerik özgürlüğü konusundaki politikalarından taviz vermemek adına bu adımı masaya yatırmış durumda.
Kriz nasıl başladı?
Tartışmalar, Türkiye’deki bazı Spotify çalma listelerinin “dini ve milli değerlere aykırı” olduğu gerekçesiyle gündeme gelmesiyle başladı. Özellikle “Emine Erdoğan’ın altın musluğu bozulunca dinlediği şarkılar” gibi isimlere sahip çalma listeleri sosyal medyada dikkat çekerken, bu içeriklerin Spotify’a yönelik resmi şikayetlere konu olduğu belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’nun platformla ilgili incelemeler başlattığı da kamuoyuna yansımış durumda.
Spotify’dan ilk açıklama geldi
Konuya ilişkin ilk resmi açıklama, Spotify Türkiye tarafından yapıldı. Şirket, Rekabet Kurumu tarafından başlatılan incelemeyi bildiklerini ve süreç boyunca tam iş birliği içinde olacaklarını açıkladı. Ancak dikkat çeken kısım, şirketin içerik politikalarıyla ilgili aldığı net tutum oldu. Spotify, kullanıcıların oluşturduğu içeriklere sansür uygulamanın kendi prensipleriyle çeliştiğini vurgularken, Türkiye pazarında kalıp kalmamayı değerlendirdiklerini de ifade etti.
Çekilme ihtimali neden ciddi?
Spotify’ın Türkiye’de milyonlarca aktif kullanıcısı bulunmasına rağmen, gelir bazında ülkenin küresel operasyonlar içindeki payı oldukça sınırlı. Bu nedenle, platformun içerik özgürlüğünden taviz vermemek adına Türkiye pazarından çıkmayı göze alabileceği öne sürülüyor. Şirketin geçmişte benzer çekilme tehditlerini başka ülkelerde de gündeme getirdiği biliniyor. Ancak Türkiye gibi genç ve dijital müziğe açık bir pazardan çıkmak, hem kullanıcılar hem de sanatçılar açısından büyük bir boşluk yaratabilir.
Alternatif senaryolar neler?
Spotify’ın Türkiye’den tamamen çekilmesi yerine bazı yapısal değişikliklere gitmesi de olası. Türkiye’ye özel temsilcilik açılması, içerik filtreleme mekanizmalarının devreye alınması ya da belirli kategorilerde düzenleme yapılması gibi adımlar gündeme gelebilir. Ancak bu durum, şirketin global içerik politikalarıyla nasıl bağdaştırılacağı açısından soru işaretleri doğuruyor.