Sudan askeri hava sahasından sızdırılan ve kısa sürede küresel sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenmeye ulaşan bir termal kamera görüntüsü, uluslararası savunma çevrelerinde son dönemin en çok tartışılan havacılık olayına dönüştü. Sudan Hava Kuvvetleri envanterinde yer alan Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) tarafından kaydedilen videoda, Akıncı’nın havadan havaya fırlatılan bir mühimmatla gökyüzündeki bir başka hava hedefini tam isabetle vurduğu görülüyor. Ancak imha edilen platformun askeri kimliği konusunda küresel istihbarat ve savunma analistleri arasında çok ciddi fikir ayrılıkları bulunuyor.
Havacılık tarihinde bir ilk mi: Fransız Rafale iddiası
Askeri forumlarda ortaya atılan en çarpıcı iddia, vurulan hedefin Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ait Fransa üretimi Dassault Rafale insanlı savaş uçağı olduğu yönünde. Bu iddianın temel dayanağı, Akıncı’nın termal kamerasına yansıyan hedef uçağın arkasında çift motoru andıran iki belirgin ısı kaynağının (termal iz) görülmesi oldu.
Eğer bu senaryo resmi makamlarca doğrulanırsa, dünya askeri havacılık tarihinde köklü bir dönüm noktası yaşanmış olacak. Çünkü dünya tarihinde ilk kez bir insansız hava aracı, gerçek bir muharebe sahasında insanlı ve modern bir jet savaş uçağını it dalaşı (dogfight) ya da görüş ötesi füzeyle düşürmüş sayılacak. Ancak siber dezenformasyon ve askeri gizlilik faktörleri nedeniyle ne Sudan ne de Birleşik Arap Emirlikleri cephesinden konuya ilişkin resmi bir açıklama ya da doğrulama gelmiş değil.
Teknik analizler ve termal izlerdeki soru işaretleri
Askeri havacılık uzmanları ve bağımsız analistler ise Rafale jeti senaryosuna teknik gerekçelerle oldukça temkinli yaklaşıyor. Uzmanlar, Dassault Rafale modelinin ikiz motorlarının gövde yapısı içerisinde birbirine son derece bitişik tasarlandığını vurguluyor. Bu mühendislik yapısı nedeniyle, belirli bir mesafeden çekilen termal görüntülerde iki ayrı egzoz çıkışının net olarak ayrışması yerine, birleşik tek bir büyük ısı kütlesi olarak görünmesi gerekirdi. Videodaki hedefte ise motor ısı izlerinin birbirinden belirgin şekilde ayrık durması, analistleri farklı platform olasılıklarına yönlendiriyor. Bu kapsamda BAE envanterindeki Çin menşeili L-15 hafif taarruz uçağı, ağır sınıf CH-6 İHA ya da çift turbojet motorlu Wind Shadow dron modelleri de masaya yatırıldı. Ancak bu cihazların Sudan’daki operasyonel menzil sınırları ve henüz seri üretime geçmemiş olmaları bu ihtimalleri zayıflatıyor.
En güçlü senaryo: Akıncı başka bir Akıncı’yı mı vurdu?
Gövde formu, kanat geometrisi, motor yerleşimi ve genel siluet verileri bilgisayar ortamında analiz edildiğinde uzmanların üzerinde birleştiği en güçlü ihtimal; vurulan hedefin de bir Bayraktar Akıncı TİHA olduğu yönünde. İki motorun gövdeye olan uzaklığı ve bıraktığı termal imza, Akıncı’nın yapısal özellikleriyle birebir örtüşüyor.
Bu doğrultuda geliştirilen askeri senaryoya göre; Sudan Hava Kuvvetleri’ne ait bir Akıncı TİHA, iç savaş ortamında karşı tarafta konumlanan (Etiyopya ya da doğrudan BAE operasyonel destekli olduğu iddia edilen) bir başka Akıncı TİHA’yı havada yakalayarak imha etti. Bazı Türk savunma sanayii araştırmacıları da vurulan platformun BAE’ye ait bir Akıncı olduğunu ileri sürse de, bu durum henüz bağımsız kaynaklarca tescillenemedi.
Gizemli mühimmat: Eren mi yoksa Sungur mu?
Hava angajmanının kendisi kadar, saldırıda kullanılan mühimmatın türü de büyük bir merak konusu haline geldi. İlk analizlerde, Akıncı’dan ateşlenen sistemin Roketsan tarafından geliştirilen EREN yüksek hızlı çok amaçlı dolanan mühimmat (kamikaze İHA) olduğu belirtildi. Yaklaşık 2 metre uzunluğa, 35 kg ağırlığa ve 100 kilometre azami menzile sahip olan EREN, IIR (Görüntülemeli Kızılötesi) arayıcı başlığı ve otonom hedef takibi yeteneğiyle hava hedeflerine karşı da görev yapabiliyor.
Ancak uçuş dinamiğini inceleyen diğer uzmanlar, ikinci bir güçlü ihtimal olarak SUNGUR hava-hava füzesini işaret ediyor. Sungur seçeneğini öne çıkaran analizlerde; mühimmatın fırlatılma anındaki karakteristik egzoz dumanı, hedefe doğru izlediği yüksek hızlı ve yükselerek ilerleyen (enerji verimli angajman profili) rota ile yaklaşık 15 saniye gibi kısa bir sürede hedefi imha etmesi gösteriliyor. Bu füze profilinin, daha önce test görüntüleri yayınlanan yerli hava-hava füzesi SUNGUR ile büyük benzerlik taşıdığı ifade ediliyor.
Her iki ihtimalde de, çift motorlu ve 40 bin feet servis tavanına kadar çıkabilen Bayraktar Akıncı TİHA’nın, gerçek bir muharebe sahasında havadan havaya akıllı mühimmat kullanarak elde ettiği bu başarı, insansız sistemlerin gelecekte hava savunma doktrinlerini nasıl kökten değiştireceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.
