Yurt dışı alışverişlere yönelik gümrük vergisi düzenlemesi kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’dan dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Saral, yapılan düzenlemenin yerli üretimi koruma hedefi taşıdığını kabul etmekle birlikte, uygulamanın vatandaş üzerinde beklenenden daha ağır bir mali yük oluşturduğunu ifade etti. Açıklama, özellikle bireysel tüketicilerin yaşadığı mağduriyetleri yeniden gündeme taşıdı.
Yapılan düzenleme sonrasında düşük bedelli ürünlerin dahi yüksek ek maliyetlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiliyor. Saral, yurt dışından alınan basit ve düşük fiyatlı ürünlerde bile vergi, işlem ve danışmanlık ücretleri nedeniyle toplam maliyetin katlandığını vurguladı. Bu durumun sosyal devlet anlayışıyla uyumlu olmadığını belirten Saral, vatandaşın korunmasının temel öncelik olması gerektiğini dile getirdi.
Gümrük vergisi düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı desteklemek olarak açıklansa da, sahadaki uygulamanın farklı sonuçlar doğurduğu görülüyor. Tüketiciler, daha önce erişilebilir olan ürünlere artık ulaşmakta zorlandıklarını ifade ediyor. Özellikle elektronik aksesuarlar, yedek parçalar ve özel ihtiyaçlara yönelik ürünlerde fiyat artışları dikkat çekiyor. Bu tablo, düzenlemenin kapsamı ve etkileri konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, devlet politikalarının vatandaşın günlük hayatına doğrudan temas ettiğini ve bu nedenle her adımın ölçülü atılması gerektiğini belirtti. Vergi ve gümrük uygulamalarında denge unsurunun önemine işaret eden Saral, fırsatçılığa kapı aralayan alanların hızla kapatılması gerektiğini söyledi. Aksi durumda iyi niyetli düzenlemelerin toplumsal tepkiye yol açabileceği uyarısında bulundu.
Gümrük vergisi düzenlemesiyle ilgili yapılan bu açıklama, ilerleyen dönemde yeni düzenlemelerin veya istisnaların gündeme gelebileceğine dair beklentileri de artırdı. Kamuoyunda özellikle bireysel alışverişler için daha sade ve öngörülebilir bir sistem talep ediliyor. Tüketici ile yerli üretici arasında denge kuran bir modelin, hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha sürdürülebilir olacağı görüşü öne çıkıyor.
