Alman lüks otomotiv üreticisi Mercedes-Benz, yükselen üretim ve işçilik maliyetleri, küresel pazarlardaki daralma ve Çinli rakiplerin agresif fiyat politikaları karşısında Almanya’daki operasyonlarında radikal bir tasarruf programını masaya yatırdı. Şirket yönetimi, güçlü işçi sendikası IG Metall ile yürütülen maliyet düşürme müzakerelerinde uzlaşma sağlanamaması halinde, Almanya sınırları içerisindeki bir araç montaj fabrikası ile bir güç aktarma organları (motor/şanzıman) tesisini tamamen kapatabileceğini çalışanlara duyurdu.
Sindelfingen’deki toplantıdan çıkan uyarı: “Tesisleri korumak istiyoruz ama koşullar zorluyor”
Mercedes-Benz Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Schiebe, Sindelfingen yerleşkesinde düzenlenen çalışan bilgilendirme toplantısında fabrikanın ve üretimin geleceğine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu:
- Kapanma Riski Taşıyan Tesisler: Schiebe, öncelikli hedeflerinin Almanya’daki mevcut tesisleri ve istihdamı korumak olduğunu vurguladı. Ancak sendikayla yapısal reformlar ve maliyet kesintilerinde mutabakata varılamazsa; şirketin Almanya’daki üç montaj fabrikasından biri ile yedi güç aktarma organı tesisinden birinin kapatılmak zorunda kalınacağını ifade etti. İsim bazında hangi tesislerin hedefte olduğu ise henüz resmi olarak açıklanmadı.
- Maliyet ve Rekabet Eşitsizliği: Şirketin Reuters’a verdiği demeçte; Almanya’daki yüksek enerji ve işçilik maliyetlerinin uluslararası ölçekte rekabetçiliği ciddi şekilde aşındırdığı, fabrikaların korunabilmesi için hem devlet politikaları hem de sendikal düzeyde üretkenliği artıracak ekonomik koşulların sağlanması gerektiği belirtildi.
IG Metall sendikasından sert yanıt: “Şantajla geleceği şekillendiremezsiniz”
Yönetimin olası fabrika kapatma resti, Almanya’nın en büyük sanayi sendikası IG Metall ve iş yeri işçi temsilcileri tarafından sert bir dille karşılandı:
- Kararlı Direniş Mesajı: Sendika yetkilileri, tesis kapatma tehditlerinin müzakere yöntemi olamayacağını ve çalışanların “taviz vermek ya da işsiz kalmak” ikilemine zorlanmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.
- Masa Başındaki Tasarruf Talepleri: Yönetimin haftalık 35 saatlik çalışma süresini ücret artışı olmaksızın 40 saate çıkarma, ikramiye ve özel primleri tırpanlama planlarına karşılık işçi temsilcileri, krizin faturasının çalışanlara kesilmesine karşı sokak protestoları ve eylemlerle yanıt veriyor.
Krizi tetikleyen faktörler: Çin rekabeti ve gümrük tarifeleri
Mercedes-Benz’i bu çıkmaza sürükleyen ana etkenlerin başında küresel pazar dinamiklerindeki kayma yer alıyor:
- Çinli Markaların Baskısı: BYD, Geely, GAC ve Changan gibi Çin merkezli üreticilerin elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modellerdeki yüksek fiyat-performans ve maliyet avantajı, geleneksel Avrupalı markaların küresel pazar payını daraltıyor.
- Çin İç Pazarında %30 Kayıp: Mercedes-Benz’in en karlı pazarlarından biri olan Çin’deki satışları, yerel markaların güçlenmesi sebebiyle son çeyrekte yüzde 30 geriledi.
- ABD Gümrük Tarifeleri: ABD’nin Avrupa menşeli araçlara uyguladığı ek korumacı tarifeler şirketin kârlılığına doğrudan darbe vurdu; Mercedes-Benz yalnızca 2025 yılı içerisinde ABD gümrük vergileri nedeniyle 1,1 milyar doların üzerinde ilave maliyetle karşı karşıya kaldı.
Alman otomotiv sektöründe zincirleme kriz
Mercedes-Benz’in yaşadığı bu tıkanıklık münferit bir olay olmaktan uzak. Benzer şekilde Almanya’nın en büyük otomotiv grubu Volkswagen de 2031-2034 döneminde ülke genelindeki dört fabrikasını kapatmayı gündeminde tutuyor. Alman otomotiv endüstrisi; elektrifikasyon geçişi, yüksek enerji maliyetleri ve Çin merkezli rekabet kıskacında tarihi bir yapısal krizle mücadele ediyor.
